Haber Pep Guardiola Barcelona'dan Sonra Neden Şampiyonlar Ligini Kazanamadi

BahisYön 

Yön Veren Üye
Yönetici
Kurucu
5 Kasım 2020
6,520
6,380
1,913
www.bahisyon.com
Guardiola, uzun süreli Şampiyonlar Ligi zaferi hasretini sonunda dindirmek istiyor.
Pep Guardiola, Manchester City ile Şampiyonlar Ligi'ni kazanamazsa başarısız olarak hatırlanacak.
Ve bu Guardiola'nın kendi sözü. Eleştirmenlerin ona karşı her zaman Avrupa başarısızlığını kullanacaklarını bildiği için bunu kısmen bıyık altından gülerek, kısmen de ciddi olarak söylüyor.
Guardiola'nın Barcelona ile Şampiyonlar Ligi kupasını son kaldırışının üzerinden dokuz yıl geçti ve birçok insan, onun Lionel Messi'nin sahadaki etkisi olmadan bu kupayı kazanamayacağını düşünüyor.
2016'da Bayern Münih'ten üç Bundesliga şampiyonluğu ve iki Almanya Kupası zaferiyle ayrılmasına rağmen, selefi Jupp Heynckes'in kendisinden hemen önce yaptığı gibi Şampiyonlar Ligi'ni kazanamaması, başarılarına gölge düşürmüştü.
Bayern'in eski forveti Ivica Olic, "Guardiola, Şampiyonlar Ligi'nde üst üste üç yarı finali kaybetti ve Bayern'in yüksek standartlarına göre bu açık bir başarısızlık" demişti.
Olic'in bu hükmü, inanılmaz derecede sert.
Öncelikle, Şampiyonlar Ligi kazanması son derece zor bir yarışma. Turnuva tarihinde bu kupayı Guardiola'dan daha fazla kazanan yalnızca üç antrenör var: Carlo Ancelotti, Bob Paisley ve Zinedine Zidane.
Guardiola ayrıca turnuvada olağanüstü bir rekorun da sahibi. Öyle ki, Avrupa'nın en iyilerine karşı oynadığı 28 eleme maçının 20'sini kazandı ve bundan önceki 10 sezonda sadece bir kez çeyrek finale çıkamadı.
Bu durum, aynı zamanda onun turnuvadaki şanssızlığına işaret ediyor. Futbolda, başarı ve başarısızlık arasında çok ince bir çizgi bulunuyor ve bu çizginin şans tarafında işler onun için her zaman yolunda gitmedi.
Bunlar arasındaki en dikkat çekici olanı ise Bayern'deki son sezonunda Thomas Müller'in penaltı kaçırdığı ve Antoine Griezmann'ın ofsayttan gol attığı eşleşmede deplasman golü kuralıyla elendikleri maçtı.
Geçtiğimiz sezon Manchester City'nin macerası da Tottenham'a karşı yine deplasman golü kuralıyla sona erdi. Raheem Sterling'in uzatma dakikalarında bulduğu gol ise VAR tarafından ofsayt gerekçesiyle haklı olarak iptal edildi.
Bir yıl önce ise VAR henüz ortada yokken, Liverpool'a karşı alınan yenilgi çok daha farklı olabilirdi. Gabriel Jesus'un Anfield'da 3-0 kaybedilen maçın son dakikalarında bulduğu gol, yanlış bir şekilde ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.
Fakat elbette Guardiola adına yol kazaları da olmadı değil.
Bayern'deki ilk sezonunda, takımı Real Madrid karşısında ilk maçı deplasmanda 1-0 kaybetti, rövanş maçında ise 4-0'lık bir hezimetle karşı karşıya kaldılar. Yardımcısı Domenec Torrent, bazı oyuncuların onun taktiklerini görmezden geldiklerini iddia etti, ancak bu her hâlükârda aşağılayıcı bir yenilgiydi.
Bir yıl sonra, yarı finalde Barcelona ile karşılaştılar, ama 3-0 kaybettikleri eşleşmenin ilk maçında Messi'nin parlaklığına karşı koyamadılar.
City'de bile temel taktikler ters tepti. Etihad'daki ilk sezonunda Monaco'ya karşı oynadıkları ilk maçı 5-3 kazandılar, ancak sonucunda bilhassa Kylian Mbappe ve Bernardo Silva tarafından açığa çıkarılan savunma zayıflıkları, Monaco'nun akıcı ve heyecan verici genç kadrosuyla baş edemedi ve yine kaybetti.
Guardiola, hâlâ savunma ağırlıklı oynayan kontratak takımlarına karşı mücadele etmeye devam ediyor. Özellikle büyük maçlarda, fazla yaratıcı ve hücuma dönük bir oyun tarzını benimsediği için çok eleştirildi. Buna karşın Thomas Müller, onun büyük maçları "aşırı düşündüğünü" iddia etti.
Bu konuda elimizde birçok örnek bulunuyor.
2018'de Liverpool'a karşı, oyunu daha fazla kontrol etmek ve Jürgen Klopp'un takımının şimşek hızındaki hücumlarını durdurmak için fazladan bir orta saha oyuncusuyla oynamayı tercih etti. Ama başarısız oldu.
Şubat ayındaki maçta Santiago Bernabeu'ya Agüero'suz ve bir santrfor olmadan çıkmak da riskli bir karardı, ancak bu kararı iyi bir sonuç verdi ve 2-1 galip geldiler.
Yolun bundan sonrasını ise salgın nedeniyle getirilen kısıtlamalar nedeniyle 55 bin taraftarının desteğinden yoksun bir şekilde geçecekler.
Şampiyonlar Ligi marşı çalarken tribünlerden gelen her zamanki boğucu ses olmayacak.
Fakat duygular yokken, taktikler daha da önemli hâle gelir. Guardiola geçmişin izlerini düzeltmeye çalışacak. Başkaları ise bunu ilgiyle izliyor olacak.
 
  • Beğen
Tepkiler: FedEX ve Hades